İşte bir sabah, uyandığımda...

Hiç hesapta yoktu. 
Kalabalık arasında gidip gelenler birbirine çok benziyordu. Bu kadar kalabalık olmalarına rağmen bir sıkışıklık yaşanmıyordu. Yine bu kadar geniş bir alana bu kadar homojen yayılmaları da takdire şayandı doğrusu; yalnızca alanın ortasında dikkatli bakınca ufak bir seyrelme görünüyordu. O da böyle bir alandaki kalabalık düşünüldüğünde ihmal edilebilir bir şeydi.
Böyle bir organizasyonla toplanan kalabalığın talepkâr olmaması benim için de ayrı bir güzellik doğrusu. Temel ihtiyaçlarını karşıladığım ölçüde bana hiçbir zorluk çıkarmadılar, kendilerine teşekkürü borç bilirim.
Bir sabah bu tek düze, homojen kalabalığın ortasında bir tanesi -hem de hiçbir şey yapmayarak- gözüme çarptı. Önce inkar etmeyi denedim, sabah sersemliğiyle öyle gördüğüm konusunda kendimi ikna etmeye çalıştım. Elimi yüzümü yıkadım bir daha baktım; kalabalığın içinde biraz göz gezdirince aynı yerde olduğunu farkettim. Herhangi bir ışık yansıması olabilir diye farklı açılardan baktım; belli belirsiz görünüyordu her açıdan. Bu kadar çabaya rağmen kendime güvenmeyip en yakınımdakine sordum, üstün körü bir baktı ve ihtimalin düşüklüğünden olsa gerek "yok abi sana öyle gelmiş" ışık falan yansımıştır dedi. Ama o oradaydı; hareketsiz, ağır başlı...

Sayısını belki de milyonlarla ifade edebileceğim kalabalık içerisinde bir tanesinin varlığının bu kadar etkili olması bir yandan hoşuma giderken bir yandan da ürktüyordu. Ben onun safında değildim ama o tek başına milyonlara kafa tutacak, kısa zamanda kendisine arkadaşlar bulacak, alanı seyreltip seyreltemeyeceğinden bağımsız olarak kalabalığa rengini çalacaktı. Bu devasa karşı karşıya gelişte, sonucu bilmeme ve bu gerçekleşme ihtimali kuvvetli sonucu hiç sevmememe rağmen bir tavır almadım. Halbuki onu onu görür görmez, etrafında birkaç masumu da harcamak pahasına, alandan atabilirdim. Faydası olmayacaktı. 
Belki ikimiz de boyun eğmeyecektik ama galip o olacaktı. 

Hayatımda ilk defa bir savaştan kaçtım, boyu bir santimetreyi geçmeyen beyaz bir saç telinden korktum, ona boyun eğdim...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder